Beslenmen değişirse hayatın değişir!

Sağlıklı beslenmede temel unsurlardan biri tükettiğiniz besinlerin doğal ve katkısız olmasıdır. Son dönemlerde yaygın bir furya olan sağlıklı beslenme sayesinde ülkemizin farklı bölgelerinden yöresel birçok ürünün marketlere gelip ulaşmamıza yardımcı olduğunu görebiliyoruz. Sağlıklı beslenmeye verilen önemin artmasının en güzel yanlarından biri yerli üreticinin toprağını daha verimli kullanmasına destek olmak oldu sanırım. Türkiye’de farkında olmadığımız birçok özel ürünün var olduğunu biliyor muydunuz? Ülkemizde yetişmediğini düşündüğümüz bu sebeple ithal ürünleri satın almak zorunda bırakıldığımız o kadar çok ürün var ki… Sağlıklı beslenme kursu bu konuda herkesin alması gereken bir kurs diye düşünüyorum. Bu ders sayesinde besinlere karşı daha dikkatli bakmaya başladım. Etiket okumak bunun başında gelmeye başladı. Sonrasında ise daha iyisini nereden bulurum araştırmalarım başladı. Tropikal olanlar dışında ülkemizde yetişmeyen çok nadir besin kaynakları var. Topraklarımız bu kadar verimliyken neden ithal ürünleri satın almak isteyelim peki? Avrupa yakasında birçok noktada vegan, organik ve doğal ürün dükkanları bulunuyor. Anadolu yakasında bunların sayısı geçtiğimiz yıl artış göstermeye başlasada henüz büyük marketlerin karşısına çok fazla yerleşemediler. Geçtiğimiz ay evimin yakınlarından bir dükkan önünden geçerken dikkatimi çekti. ‘Eda Doğal Gıda Dükkanı’. Kozyatağı’nda küçük denemeyecek kadar çok ürünün bir arada bulunduğu sıcak bir dükkan. Türkiye’nin dört bir yanından farklı çiftliklerden gelen birçok ürünün satışını yapıyorlar. Süt ürünlerinden, zeytine, yumurtaya, farklı çorbalara, sirkelere, unlara kadar pek çok ürün var. Tatlı bir çiftin sahibi olduğu bu nefis dükkan adını küçük kızları ‘Eda’dan almış. Eda’nın beslenmesine gösterdikleri özeni mahalle sakinleri ile paylaşmak istemişler. Doğal ve sağlıklı beslenme herkesin hakkı diyorlar. Kaliteli bir yaşam döngüsüne sahip olabilmek için öncelikle yediklerimizin kaliteli ve güvenilir olması gerektiğine inanıyorlar. Organik deyince sanki fiyatlar cebimizi yakacak gibi düşünüyorsunuz ancak süpermarketlerin ithal getirdiği ürünlerden çok çok daha uygun fiyatlı satış yapıyorlar. Tüm ürünleri özenle seçtiklerini size hepsini tek tek anlattıklarında anlıyorsunuz. ‘Biz yemeyeceğimiz ürünü dükkana getirmiyoruz’ diyorlar.

Balkabağı tarhana çorbası, şehriyeli kuru domatesli bulgur ve kaya inciri benim ilk ilgimi çekenler oldu. Maki bahçe’nin kuyu incirine bayıldım ve mutlaka denemenizi öneriyorum. Özel seçilmiş sirkelerde ise Havrano bize önerileri oldu. Havrano için ‘Türkiye’nin en elit sirkesi’ dediler. Balıkesirin Havran ilçesinde üretimi yapılıyor. Büyük üreticilerin fabrikasyon ürünlerini mutfağınıza sokmak yerine küçük üreticilerin elit ürünlerini sofranıza taşımayı tercih edebilirsiniz. Unutmayın beslenmeniz değiştikçe yaşam kaliteniz artacak ve çevrenizde değişecek.