Kırık bir kalp, limiti dolmuş kredi kartına benzer….

Alışverişe çıktınız günlerdir vitrinde görüp ağzınızın sularını akıtan o elbiseyi sonunda almak için karar verdiniz ve mağazaya girdiniz. Elbise tam hayal ettiğiniz gibi oldu. Bir an önce satın alıp çıkmak ve o elbiseyi giymek istiyorsunuz. Kasaya geldiniz ödeme yapmak üzere kasiyere kredi kartınızı uzattınız. En heyecanlı kısımda sıra elbiseniz tam paketlenirken kasiyer size bakar ve “ limit yetersiz” der. O anda başınızdan aşağıya kaynar sular döküldü. Büyük bir hayal kırıklığı ile elbiseyi kasada bırakıp mağazadan ayrıldınız. Şimdi ne hissediyorsunuz. İçinizi acıtan, hayal kırıklığı yaşatan, günün geri kalanının sizin için karanlık geçmesine sebep olan kredi kartınızı kırıp atmak istemiyor musunuz? Hayal kırıklığınız tarif edilemeyecek kadar büyük oldu. Kredi kartını kırıp atmak yerine bankayı basıp “siz benim kartımı nasıl kapatırsınız “diye bağırıp rahatlamak istiyorsunuz. Bu duyguların “kalbim kırık” dediğiniz zamanda da hissetmiyor musunuz? Kadınların yaşadığı kalp kırıklıklarının, alışveriş esnasındaki  “limit yetersiz”  cümlesi ile olan benzerli biraz dikkatli bakarsak hepimiz görebiliriz. Bu görebileceğimiz en güzel örnek de “kadınlar depresyona girdiklerinde ya kuaföre gider ya da alışveriş yapar” teorisidir. Aslında bu bir şehir efsanesidir. Alışveriş ya da kuaföre gitme arzusu aslında kadını depresyona sokar. Sevgilisiyle problemleri olan bir kadın kuaföre gider ise eğer çıktığında kendini iyi hisseder. Doğru. Ancak unutulan şudur akşam yalnız kaldığında geçici olarak yaşadığı mutluluk duygusu kaybolur. Bugün kendini çok iyi ve çok güzel hissetmiştir ancak sevgilisi onu böyle görememiştir. Ya da şöyle düşünelim alışveriş yaptı yeni bir elbise aldı onu giymek istiyor ama giydiğinde duymak istediği bir iltifatı ona yöneltecek kişi yanında değil. Belki iltifatları başkasından duyar diye düşünebilirsiniz ama bir düşünün kalbiniz kırıkken bu sizi ne kadar mutlu eder. Şimdi başa dönelim yalnız kaldığınızda hissettiğiniz mutsuzluk yalnızlık nasıl tanımlamak isterseniz içinde bulunduğunuz ruh hali; kredi kartınız limit yetersiz dediğinde hissettiğinize benzemiyor mu? İkisinin acısı nasıl aynı olabilir diyenler mutlaka olacaktır; bu yüzden şunu düşünelim istediğimiz gibi gitmeyen durumlarda yaşadığımız hayal kırıklıklarının birbirinden farklı olma zorunluluğu neden var? Bence yok. Bunun sebebi de eğer kalbiniz kırıksa ne yaparsanız yapın acısını çekmeden yeniden tamir edemeyeceksiniz; tıpkı limiti yetersiz kredi kartınızın borcunu ödeyene kadar o elbiseye sahip olamayacağınız gibi. Kredi kartınıza çözüm bulmak basit. Harcamalarınızı gözden geçirdiğiniz zaman hayal kırıklığı yaşamak zorunda kalmazsınız. Kırık bir kalbi tamir etmek bu kadar basit olmaya bilir tabi ki. Biz kadınların belki de en büyük sıkıntısı bu. Karşı cins tarafından anlaşılamıyor olmak. Anlaşılmama sebebimizde aslında bizleriz. Çoğu zaman kalbimizin kırıldığını bile söylemekten çekiniyoruz. Bu hataya düşmeyin. Sizi kıran şeyleri konuşmadan tamir edemezsiz. Emin olun kendinizi iyi hissetmek için almak istediğiniz elbiseyi, kendinizi iyi hissederken aldığınızda sahip olacağınız duygular; limit yetersiz olsa bile sizi gülümsetecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir