"Kırmızı" suçlu bulundu!

Aylardır aradığım kırmızı elbiseyi bulamamış olmamdan artık elbisenin rüyalarıma girmesine sebep oluyor. Bugün aklıma takılan şey ise neden kırmızı olduğu sorusuydu. Bu soruya takılma sebebim ise tamamen kişisel. Çünkü ben kırmızı renkden pek hoşlanmam. Şöyle parlement ya da saks mavisi olarak adlandırılan bir mavi olsa. Olmaz. Peki ya beyaz. O da olmaz. Kırmızıyı sevmem dediğime pek aldırış etmeyin Yves Saint Laurent kırmızı ruj serisinin neredeyse bütün renklerine sahibim. Bu renk takımtımı biraz etrafıma bakarak düşündüm. Neden insanlar bir renge illaki bir misyon yüklemeye çalışıyor. Alt tarafı bir renk. Bir ışık yansıması. Beyaz deyince akla gelen ilk kelime neden masumiyet? Arka fonda bir “datt” sesi isterdim cevap yanlış demesi için. Beyaz aslında masumiyet değildir. Beyazı tercih edenler aslında var olmadıklarını ya da etrafındakiler tarafından silik olduklarını anlatmaya çalışır. Masumlukdan çok sizi inandırmaya çalıştığı saflığı ile kandırıyor. İlk bakışta pürüzsüz,sakin ve sade görüyorsunuz. Derinine inince ise fark ediyorsunuz ki; ilk bakışta üzerinize yapıştırılan yargılar aslında sizin sahip olduklarınız değil sahip olmak istedikleriniz. Neden kırmızı giyen bir kadın için kendine olan güveni konusunda kimse yorum yapmaz. Ya da bundan kimse şüphe etmez. Canlılığının verdiği bir samimiyet vardır aslında içinde. Rol yapmaz. Eğer yaklaşınca canınızı acıtıcaksa bunu gizlemez. Olduğu gibidir. Biraz seksi, biraz hırçın ve birazda kibirli. Bu kelimeler bir cümlede yan yana gelince sizi korkutmasın; şuan bahsettiğimiz şey aslında var olan gerçek masumiyet. En masum olan olmasını istediğimiz değildir aslında masum olan zaten olduğundan emin olduğumuz şeydir. Bizi yanıltmaz,başka bir düşünceye sevk etmez. Karşınızda duran bütün gerçekliği ile “KIRMIZI”dır.
En sevdiklerimden ve bence kırmızı’nın en mükemmel hali…Belki aradığım bu kırmızı olduğu için bulamıyorum…kim bilebilirki…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir