Külkedisi mi Sindrella mı?

Her kadın külkedisi bile olsa bir prensesmiş. Eğer bir prensesse bir prense ihtiyacı yok mu? Güzel ve çirkin ayrımı göreceliyse engüzel, en çirkin diye bir ayrımı nasıl yapabiliyoruz ve bu ayrımı nasıl kitleselleştirebiliyoruz? Külkedisiyle,prensese verilen imkanlar aynı mı? Masallarda bile iyi ama çirkin olanın bir prensi yok. Hayal etmemizi istenen sadece güzel ve iyi olan. Aynaya baktığımızda bu değerlendirmeyi nasıl yapabiliriz? Çirkinmiyiz yoksa güzel mi? “Çirkin kadın yoktur bakımsız kadın vardır ” sözü aslında günümüzde bu konuyla ilgili aradığımız cevapların hepsini bize veriyor. Temiz kadın bakımlı kadın mıdır? Öyle ise neden kuaföre,kremlere,makyaj malzemelerine ihtiyacımız var. Bunlar neyin kriterleri? 16. ve 17. yüzyılda ne kuaför nede bugünkü güzellik malzemeleri. Kadınlar zayıf değil, tombul ve zayıf kadınlar o dönemde çirkin kadın sayılıyorlar. O dönemden bu döneme sadece tüketim malzemelerinin devremi karar verdi kadınların güzelleğine;onlar yönlendirdi güzel kadın,çirkin kadın ayrımına. 15. yüzyılda çizilmiş olan bir Venüs tablosuna bile şuanda baktığımızda güzel denebilicek nitelikteyse eğer şuanda sadece ekonomiye esir olmuş güzeller var çevremizde. Ve günümüzde eğer külkedisiysen ne güzel bir kadınsın nede bir prensin var demektir….Şanslı olduğumu hissediyorum külkediside olsam kalbi sevgiyle dolu bir prensim var ve farkındalığın getirdiği mutluluğun tadını çıkarıyorum…Tüketim çemberinin içinde boğulmadan külkedisi ya da prenses olarak prensinizi bulmanız dileğiyle…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir