Kusursuz Mavisi ile Cote’D Azur!

Cote’d Azur yani Fransız Rivierası. Fransa’nın en eşsiz kıyısı diyebiliriz. Fransa’nın Akdeniz’de kalan bu bölgesi ülkenin güneyindeki en görkemli ve ihtişamlı kıyısı. Güney Fransa görüp görebileceğiniz en şık ve keyifli tatil imkanını sunan sahillerine sahip. Bu kıyı şeridinde tatil yapmaya karar verdiyseniz benim size tavsiyem rotanızı, Nice, Cannes, Monaca, St. Tropez olarak çizmeniz olacaktır. Bizim gezimiz ilk olarak Nice’den başladı. Nice’de tren garının yanında bulunan ve Nice’deki birçok otelden iyi bir konuma sahip olan İbis hotel’de konakladık. Tesadüf eseri bulduğumuz bu otelin havuzda olduğunu öğrendiğimizde birden tatilimiz dahada güzelleşti. Güne havuzda serinleyerek başlayabilmek tatile ayrı bir keyif katıyor. Fransızların son yıllarda kırmış olduğu aşırı milliyetçi tutumlarını hala Paris ve çevresinde hissedebiliyorsunuz ancak Cote’d Azur bölgesinde böyle bir durum söz konusu değil. Tamamen turistik bir tatil bölgesi. Trafiğe kapalı keyifli büyük bir ana caddesi var burada yemek yiyebilir, birşeyler içebilirsiniz. Alışveriş için birçok mağaza ve butik var. Uygun fiyatlarla saat ve gözlük alabileceğiniz harika butikleri görünce çok şaşıracaksınız. Plaj anlayışı bizimkilerden çok farklı. İstediğiniz her yerde hiçbir ücret ödemeden denize girebiliyorsunuz. Bölgeyi araba kiralayarak gezmek mümkün ancak biz bunun yerine otobüs ile gezmeyi tercih ettik. Araba için park yeri çoğunlukla problem olabiliyor. ½ euro gibi küçük bilet fiyatları ile Nice , Cannes arasında geçiş yapmanız çok kolay. Cannes kuşkusuz ki dünya’nın en sosyetik tatil bölgesi. Harika yat limanı, limanda yer alan Hilton Casino ve yine limandaki görkemki Carlton Hotle’in ihtişamı tartşılamaz. Cannes denince aklımıza ilk olarak film festivali geliyor tabiki. Festivalin gerçekleştirildiği binanın önündeki kırmızı halide sizde fotoğraf çekme imkanına sahip olabilirsiniz. Cannes’da plajlarda durum Nice’den biraz daha farklı. Yemekli paketler halinde Carlton gibi otellerin özel plajlarını kullanabiliyorsunuz. Ücretsiz plajlarda mevcut ancak bunlarda şezlong ve şemsiye olanağınız olmuyor. Cannes, Nice’den daha küçük bir merkeze sahip. Birkaç tur attıktan sonra yeniden limanda buluyorsunuz kendiniz. Carlton’dan çıkan ünlü bir aktris yada teknesinde güneşlenen Paris Hilton ile limanda karşılaşma oranınız baya yüksek. Cote’d Azur bölgesinin en büyük özelliklerinden biri café & restaurantların 24 saat açık olması. Saat kaç olursa olsun şehir merkezinde kalıyorsanız yemek yemek yada birşeyler içmek için biryer bulabiliyorsunuz. Cannes’a gidip deniz ürünü tepsisi yemeden dönmeyin. Özellikle kabuklu deniz böcekleri seviyorsanız (ıstakoz, yengeç, karides gibi). Kabuklu deniz böceklerinden hazırlanmış tepsiler genellikle 180 euro civarında. 4 kişi iseniz makul bir fiyat olduğuna emin olabilirsiniz. Jumbo karideslerin ve kocaman bir ıstakozun bulunduğu bu tepsiler seçeceğiniz kabuklulara göre değişiklik gösterebiliyor. Cannes’da şehir merkezinden uzakta olan otelimiz Mandelieu bölgesindeydi. Otobüs ile şehir merkezine 45 dakikada ulaşmabilmemiz büyük kolaylık oldu. Cannes’da en az bir kere otobüse binmenizi tavsiye ediyorum. Otobüs şoförleri kadın. Güzelliklerine ve tarzlarına inanamayacaksınız. Dior gözlükleri, yapılı saçları kırmızı rujlarıyla mankenlere taş çıkaran görünümleri gözlerinizi kamaştıracak. Mandelieu bölgesindeki plajlara hayran kalacaksınız. Denizdeki renk yansımaları ve berraklığı ile balıkları izleyebilir onlarla yüzmenin keyfini çıkarabilirsiniz. Cote’d Azur gezisi yaparken Monaco’ya gitmeden dönülür mü? Nice’deki otelimiz tren garı yanında olduğundan Monaco’ya tren ile ulaşım sağladık. İyi ki de bu şekilde ulaşmışız. Tren ile Monaco’ya gitmeyi seçtiğinizde garden şehir merkezine ulaşmak isterken kullanacağınız yol bir dağın içersinden geçmekte. Monaco çoğumuzun Formula yarışlarından tanıdığı bir prenslik. Kimilerimizin ise görkemli yat limanı ve hızlı gece hayatından ve casinolarından tanıdığı…Dağın içinden geçen muhteşem yol sonunda ulaştığınız bu görkemli prenslikte ilk karşılaştığınız ve başka karşılaşamayacağınız kötü detay McDonalds kokusu oluyor. Şirin ve gösterişli kavramlarının şaşırtıcı birlikteliği sizi etkilemeyi başarıyor. Casinolara girişte kıyafet zorunluluğu olduğunu bilminizde fayda var. Bunlar dışında eğer biraz müzik dinlemek ve eğlenmek isterseniz gece klüplerini ziyaret etmelisiniz. Gece klüplerinde bizim ülkemizin dışında şaşırtan bir detay var buda giriş ücreti vermeniz gerekmiyor ve sadece içtiğinizi ödeyerey geceyi tamamlayabiliyorsunuz. Kapıdaki Ferrariler sizi korkutmasın içecek fiyatları 9 euro ile 20 euro arasında değişiyor. Ben sadece deniz istiyorum başka birşey istemem diyenlere önerim ise St. Tropez olacak. Eğlenceli plajları ve hareketli geceleri ile tatilde eğlenmeyi seçenlerin uğraması gereken bir yer. Cote’d Azur kusursuz mavinin denizle ve güzel yemeklerin mideniz ile buluştuğu en çarpıcı tatil bölgesi olarak, keyifli zaman geçirmek isteyenleri bekliyor.

image

Nice!

image

Cote’d Azur

image

Cannes

image

Cannes

image

St. Tropez

image

Monaco