Sağlık Yaşama İlk Adım

Sağlıklı yaşam her bireyin farklı algıladığı ve farklı şekillerde yönlendirdiği bir yaşam biçimidir. Doğruluğu bilinen her bilgi herkes için doğruluk niteliğini taşımaz. Sağlıklı yaşam için üç temek unsuru kişinin benliğinde özümsemesi gerekir; egzersiz yap, sağlıklı beslen ve zihniyetini değiştir. Sağlıklı yaşamın yapı taşı bu unsuru benimsediğiniz ilk dakika zihniyetiniz değişmeye başlar. Sağlıklı yaşama başlamak ve sağlıklı bir birey olmak için öncelikle harekete geçmek gerekir. Bunu uygulamamız gereken bir diyet olarak değilde bunun bir yaşam biçimi olduğunu kabullenmek ve bunu seçmek gerekir. Vücudunuzun sizinle konuştuğu gibi, hayatınızı sürdürmeniz için gerekli olan besinlerinde sizinle konuştuğunu biliyor muydunuz? Vücudunuz nasıl ki yanlış giden birşeyler olduğunda bunun haberini size veriyor, besinlerde aslında vücudunuzda yaratabileceği hasarlarla ilgili sizinle konuşuyor. Bu konuşmaya kulak verirken biraz onları dinlemeyi öğrenmek gerekli sadece.

Sağlıklı yaşam için gerekli bir diğer temek yapı taşı egzersiz yapmak dedik. Spora gidecek vakti olmayanlar, spora ayıracak bütçesi olmayanlar kalkın ve bahanelerle dolu ceplerinizi boşaltın. Haftada 150 dakikalık hareket ile sağlıklı bir birey olabileceğinizi biliyor muydunuz? Evet sadece 150 dakika. Üç gün boyunca arkadaşlarınızla yapacağınız sohbetleri sahilde, parkta, sokakta 50 dakika yürüyerek yapmaya ne dersiniz? Bu hepimizin bildiği ancak uygulama için adım atamadığı en büyük gerçeklerden biridir. Sen kendini sevmezsen seni neden sevsinler? Kendini sevmek öncelikle aynaya baktığında kendini mutlu hissetmekten geçer. Yüzyıllardır söylenen ‘şişman insanlar mutlu insanlardır’ olgusunu biraz kıralım ne dersin? Şişman insanlar evet mutludur, kendiyle barışıktır ancak sağlıksızdır. Kilolu bir insanın tüm hayatını sağlıklı geçirme olasılığı çok düşüktür. Hele birde yüzyılımızın hastalığı obezite diye bir gerçek varken…

Gel gelelim sağlık beslenme kısmına. Sağlıklı beslenme aç kalmak, diyet yapmak ve sürekli yediğini kontrol etmek demek değildir. Sağlıklı beslenmek aslında herşeyi yeterli, gerekli ve doğru zamanda yiyebilmektir. Beyinde aynı sinyal ile çalışan su ve açlık hissiyatı gibi. Acıktığınız anda herşeyi yemek istiyorsunuz anca bir süre sonra bundan pişmanlık duyuyorsunuz. Peki hiç aç değilde , sussuz olduğunuzu düşündünüz mü? Bazı doktorlar acıktığında su iç ve 20 dakika sonra açlık hissin devam ediyorsa yemek ye diyorlar. İşte şimdi size söyleyeceğim tamda bu. İlk olarak vücudumuzu susuz bırakmamayı alışkanlık haline getirmeliyiz.

Peki sağlıklı beslenme ile ilgili bu kadar çok bilgi varken neye inanacağız diyorsanız işte ben tam o noktada sizin için devreye girmeye geldim. Diyetisyen Nesibe Toprak ile ‘Sağlıklı Beslenme’ adına uzun bir yolculuğa ilk adımı attım. Adım adım sizlerle doğru bilinen yanlışlar ve taze taze bilgiler paylaşıyor olacağım. Bir sonraki buluşmamıza kadar;

*Tabağınızın %51’ini çiğ, geri kalan %49’unu pişmiş olarak beslenmeye özen gösterin,

*Günde 2 su bardağı süt veya yoğurt tüketmeye çalışın. Hem biliyor musunuz, süt içersindeki kimyasallar antidepresanlar ile aynı nürolojik etkiye sahiptir ve sinirlerinizin gevşemesine yardımcı olur… 🙂

*Gün içersinde çocukluğuna dön ve farklı renklerde meyve, sebze tüketmeye çalış

*Günde 5-6 porsiyon sebze ve meyve tüketmeye çalış

*Öğün atlama. Mutlaka üç öğün ye ve pişmanlık duyma. Yiyebiliyorsan ara öğünlerinle beraber altı öğünü tamamlaki metabolizman hızlansın. Bakarsın seneye sende o mayokiniyi giyersin 🙂

*Hergün 2-3 köfte, et, tavuk, balık, hinde yiyebiliyorsan ye, yiyemiyorsan bu proteini mutlaka kurubaklagillerden tamamla.

*Eğer akşamdan kalmaysan domates suyu içebilirsin. İçine birazda nane ekle. Budan benden sana bonus bilgi olsun 🙂