Seorabeol ile İstanbul’dan Kore’ye Lezzet Şöleni

İstanbul’un en sevdiğim yanlarından biri farklı birçok kültüre ait özellikleri içerisinde barındırması. Bu kültürel renkliliğin içinde tabiki en büyük dikkati farklı mutfaklar çekiyor. Benim yurtdışında da İstanbulda da sık sık tercih ettiğim mutfaklardan biri Asya mutfağı. Çin ve Japon mutfağı hakkında sahip olduğum bilgilerin yanına geçtiğimiz akşam Kore mutfağını ekleme şansım oldu. Kore mutfağı, benzer olduğunu düşündüğüm Japon ve Çin mutfağından aslında baya farklıymış. Mesela Kore mutfağında kızartma olarak servis edilen yemek bulmak mümkün değil. Menülerde var ancak bunu gerçek Kore mutfağı değil, Çin mutfağından menüye gelmiş bir lezzet olarak sunuyorlar. Gayrettepe’de bulunan Seorabeol Kore Restoranı uzun süre favorilerim arasında kalacak gibi. Masaya ilk olarak başlangıç olarak yada meze olarak adlandırabileceğiniz çeşitli tadımlıklar geliyor. Tatlı ve tuzlunun bir araya geldiği bir lezzet şöleni adeta. Masada bulunanların en ünlüsü ‘kimçhi’. Kimçhi, bizdeki ismiyle turşu. Ancak biraz farklı. Turp ve zencefil olanın lezzeti mükemmel. Kore’de kimçhi, yoğurt yerine yeniyor. Yoğurt Kore mutfağında olmadığından yemek yanında kimçhi tüketerek yoğurdun sindirime yaptığı desteği farklı bir besinle yapabiliyorsunuz. Masanın bir diğer gözdesi ise Kore Sushisi olarak bilinen ‘Kimbab’dı. Sushinin yerini tutar mı henüz karar vermedim ama lezzet baya iyi. Deniz ürünlerinden hazırlanmış Kore pizzası olarak adlandırılan, kekimsi kıvamdaki farklı bir lezzet denemeye değer. Özellikle beraberinde gelen sosu, hem pizzanızla hem, etinizle hemde ekmek yerine gelen pilavınızla yiyebilirsiniz. Kore mutfağı genellikle acı soslu yemeklerden oluşuyor. Biz kalabalık bir grup olduğumuzdan ana yemek başlangıcında soslu sote et tercih ettik. Etin ağır ağır soğanlı ve soyalı sosta pişmeye başlaması baştan kokusu ile cezbetmeyi başardı. Kore mutfağında ekmek olmadığından herkese bir kase mutlaka lapa, yağsız ve tuzsuz pilav geliyor. Bunun dışında her masaya bir sepet marul getiriyorlar; çünkü yiyeceğiniz herşeyi bu marulun içersine sararak yemeniz mümkün. Sotelenmiş etimizin arkasından gelen kaburga tek kelime ile ‘muhteşem’ idi. Soyalı sosu, birlikte piştiği havuç ve patatesin lezzeti muazzamdı. Korede bu yemek bayram yemeği olarak yapılıyormuş. Tüm bunların yanına birden bire bir tencere masamızdaki ocağın üzerine yerleştirildi. Gelen tencerede bulunan çorbanın yemeğe hazır olduğunu anlamak için sesini dinliyorlar. Kaynamaya başladığında çıkan ses Koreliler için ‘anne sesi’ olarak biliniyor ve çorba bu sesi çıkarmaya başladığında yemeğe hazır olduğu anlaşılıyor. Masamıza Çin mutfağından gelen tatlı, acılı kızarmış tavukta eklendi. Çin restoranındakinden hiçbir farkı yoktu ve gayet lezzetliydi. Koreye ait pirinç şarabı olan ‘Soju’ alkol tüketiyorsanız denemenizi tavsiye edeceğim bir içki. Koreli gençler Soju’yu bira içerken, içersine karıştırıp tüketiyorlarmış. Ayrıca şat olarak tükete bilirsiniz. Ben iki şekliylede denedim ve beğendim. Kore mutfağında böyle lezziz yemeklerin ardından bir tatlı yemenin hayalini kurarken, yemek sonrası tatlı yemediklerini öğrendiğimde biraz yıkıldım. Tatlı yerine yemek arkasından meyve yiyorlar.

Seorabeol Kore Restoranına gittiğinizde kişi başı ortalama ödeyeceğiniz fiyat 60 tl civarında. Paylaşımlı alabileceğiniz set menüler 120 ile 160 lira arasında değişiyor. Kimçhi 32 lira, kimbab 33 lira, etler 40 lira ile 48 lira arasında değişen fiyatlara sahip. Klasik yemekleden sıkıldıysanız ve asya mutfağına ilginiz varsa Seorabeol mutlaka uğramanızı tavsiye edeceğim restoranlardan biri. Bence özel günlerde VIP odalarından birinde sevdiklerinizle keyfili vakit geçirebilirsiniz.