Sıcak Çikolata & Çilek Aşkına!

İstanbul’da yaşamak değil, yaşamayı bilmek önemli aslında. Yaşamak ve yaşamayı bilmek arasında ince bir çizgi var ; bazen fark edemediğimiz. Beni okuyan, tanıyan herkes bilir; yeni yerler keşfetmek, yaşadığım şehre her attığım adımda aşık olmak benim sosyal hayatım değil yaşam enerjimdir. Bu hafta İpek Durkal ismini birkaç kez yazılarımda kullandım. Bugün yeniden ve bu sefer hissettiklerimi tarif etmekte yardımcı olduğu için kullanıyorum. İpek Durkal bugünkü yazısında ‘biraz samimi olalım’ demiş. Al bendende o kadar. Yazısında verdiği Meral Akşener örneği bu hafta keşfettiğim bir mekanın bana hissettirdiklerini hissettirdi. Bütün mesele ‘samimiyet’. Gittiğim yeler için çoğu zaman ‘küçük Avrupa’ gibi yorumlarda bulunuyorum. Nedeni nedir peki? Soğuk diye tarif ettiğimiz Fransızların, bizden dediğimiz İtalyanların bizi bu kadar içine çeken kültürel tavırları ne? İşte bütün mesele ‘samimiyet’. Türk insanı sıcak kanlı derlerdi, ne oldu bize? Avrupa tadını yakalayabildiğiniz yerler dışında bizim kültürümüzü gösteren, taşıyan hangi mekanda kendinizi evinizde gibi hissettiniz. Ben birinde hissettim. Çengelköy’de küçük ve daha önce gittiğim yerler ile hiçbir benzerliği olmayan ‘Çikolata & Kahve’. Kapıyı açtığınızda sizi içine çeken çikolata kokusu ve arkasından kahve kokusu. Küçük tahta masalar… Buraya kadar minik, sıcak Avrupa kasabalarında veya büyük şehirlerin ara sokaklarında bulabileceğiniz türden biryer. Oturup gözlerinizi duvarlara çevirdiğiniz zaman farkı anlamaya başlıyorsunuz. Mistik havasının üzerinizde bıraktığı şaşkınlıkla göze çarpan ilk detay İslami Ayyıldızın dekorasyonda kullanılmış ve içerideki müziklerin jazz, blues yerine tasavvuf müziği olması. Sonra ise bu tatlı mekanın sahiplerine baktığınızda farklı biryerde olduğunuzu anlıyorsunuz. Bunu söylememin sebebi günümüzde yaşadığımız siz/biz ayrımları kesinlikle değil. Aksine burada siyasi değil, gerçekten inançlı insanların tercihleri doğrultusunda yaşadıklarında hepimizin bir uyum içinde hayatına devam edebileceği. Şimdiye kadar yemediğim kadar güzel çikolataların tadına baktım. Hepsi el yapımı, hepsini kendileri yapıyorlar. Ne kadar ünlü çikolata markası varsa unutun; çünkü hepsini cebinden çıkarır. Hele o çilekli, kayısılı çikolatalı toplar yok mu…Türk kahvesi bildiğiniz Türk kahvesinden biraz daha farklı. Bilenler için lezzeti mırra kıvamında bilmeyenler için ise Türk kahvesinden daha acı olarak tarif edebilirim. Buraya gelenlerin çoğu Türk kahvesini tercih etmiyor diyebilirim. Çikolata & Kahve’nin en ünlü içeceği sıcak çikolatası. Görünüşü ve kokusuyla lezzetinin habercisi. Kasanın arkasına doğru baktığınızda kazanda erimekte olan çikolatayı görüp lezzetin kaynağına yaklaşabilirsiniz. En çok hoşuma giden detaylardan biri ise ‘su sebildir’ yazısı oldu. Suya ücret almıyorlar. Bütün bunların sonrasında yaşanan bir dialoga kulak kabartmadan edemedim. Bizim gibi ilk kez bu kafeyi ziyaret eden bir hanımefendi hem kahvesini içti hemde çikolata alışverişini yaptı ve kasaya yöneldi. Kasada kredi kartı geçmediğini öğrendiğinde aldıklarını geri bırakmak istedi; ancak kasadaki beyefendinin yaklaşımı çok sıcak ve samimi oldu. Hergün gelen müşterisiymiş gibi ‘ önemli değil lütfen alın daha sonra ödersiniz’ diyerek çikolataları ıslarla hanımefendiye verdi. Güler yüzleri, sıcak tavırları ve nezaketleri yeniden ziyaret etmem için çok büyük bir etken oldu. Önemli olan aynı şeylere inanmamız, aynı kültürlere sahip olmamız değil, önemli olan bizim nerde kiminle kendimizi rahat ve samimi hissediyor olmamız. Aynı bu sabah İpek hanımın yazdığı gibi, sadece ihtiyacımız olan biraz samimiyet…
Gidip o nefis çikolatalardan yemek ve sıcak çikolatayla içini ısıtmak isteyenler için buyrun adresi: Dere Sk. No:1/A Çengelköy 0216 422 25 33

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir