Yemek Yapmak Sanat, Yemek Yemek Aşktır!

Dolu dolu geçen bir haftasonunun ardından insanın kafasını toplamayı başarması çok zor oluyor. Pazartesi sendromunu aştık aşmasına ama bitmesin dediğimiz zamanlar olunca haftanın hangi gününde olduğunuz fark etmiyor. Dostlarınızla beraber yarım saatlik kahve molaları bile size saatler gelebiliyor. Bu haftasonu kendimi ayıpladığım bir haftasonu oldu. İstanbul’da yaşayıp burnumun ucundaki güzellikleri uzaklarda aradığım için kendimden utandım. Uzun zamandır denk gelip göremediğim arkadaşımın davetine karşı koyamayıp (daha doğrusu kendimi davet ettirip de diyebiliriz) Burgazada yollarına düştüm. Daha adaya adım attığım anda içimi kıpır kıpır yapan ada havası hissettiklerimde beni yanıltmadı. Adaların hemen hemen hepsinin hissettirdiği farklı bir duygu vardır. Çocukken okuduğumuz romanlardan, izlediğimiz filmlerden ya da anlatılan hikayelerden kalan bir duygu. Bazıları için küçük kaçamaklar, bazıları içinse koca bir ömür. Önemli olan içinizde mutluluğu ve huzur hissedebilmek. İşte bunun için doğru adresi uzun sürede de olsa bulabilme şansını yakaladım. Adaya gidip denize girmemek olur mu hiç? Deniz kenarında hoş sohbetler, kurulan yeni arkadaşlıklar, pekişen eski dostluklarla başlayan gün, sürprizlerle devam etti. Bir anda gelişen akşam yemeği programı gezinin belki de en eşsiz kısmı oldu. Bazı insanlar için bu belki çok önemli bir detay değil ancak benim gibi yediğiniz yemek sadece bir ihtiyaç değilse bu gününüzü güzelleştirmek için çok büyük bir detay haline gelebiliyor. “Yemek yapmak nasıl bir sanatsa, yemek yemekte bir sanattır” diyenlerdenim. Yediğiniz her şeyin, tek tek keyfini çıkarmak hissettirdiklerini yaşamak onun size sunduğu hikaye içinde kaybolmak en zevkli kısmı aslında. Hele birde sizin için yemek pişiren bir erkek varsa o an en şanslı kadın sizsinizdir. Yemek pişiren erkek deyince herkesin aklına ilk olarak ‘Issız Adam’ geliyor. İşin aslına bakarsanız tamda öyle bir şey. Yemek pişiren bir erkeğin sahip olduğu cazibe üzülerek söylüyorum ki diğer erkeklerininkinin çok çok üstüne çıkıyor. Hele ki bu erkek gerçek bir şefse o zaman ortaya çıkan büyülü şeyin ne olduğunu çok düşünmeye bile gerek kalmıyor. Kokularıyla aşk yaşamaya başladığım ve tadına baktıkça daha da vurulduğum harika lezzetlerin bir arada olduğu bir masada, güzel insanlarla vakit geçirmek beklediğimden de güzel bir haftasonu olmasını sağladı. Sihirli eller dokunduğu her şeyi parlattı adeta o gece. Yemek yemeği seven ve yanına hoş sohbetler ekleyebilen bir masada sabah olmasın istedik. Ayın ve yıldızların üzerimizde parlaması yanına eklenince söyleyecek fazla şey kalmadı aslında. Uzun zaman sonra doğru zamanda doğru insanların yanında olduğunu hissetmek gibi bir şey. Eskiden tanıdıkların her zaman varmış gibi, yeni tanıştıkların ise sanki eskiden kalmış gibi. Bir yemek size farklı duyguları biranda hissettirebilir. Bir yemek size aşkı tarif ederken, diğeri size hüzünlü bir hikaye anlatabilir. Sizin tatlınız başka birinin acısı olabilir. Issız Adam’ın en büyük numarasını bilmek ister misiniz? Hissettirdiği mutluluğun farkında olmak. Bu gezide fark ettiğim en güzel şeylerden biri, doğru ve dürüst olarak kurulan her ilişkinin ne kadar sağlam olabileceği. Burgazada deniziyle, sakinliği ile, dost sıcaklığı ile ve uçan şefimizin ayakları yerdeyken kalbimizin ritmini değiştiren yemekleriyle vazgeçilemezlerim arasındaki yerini aldı. Benden size küçük bir tavsiye; hayatta sizinle ortak bir noktada buluşabilen insanlarla yemek yemeği tercih edin. Sizinle aynı tadı alabilen insanlar kalbinize biryerden dokunuyor demektir.
Düğünde gelinden başka beyaz elbiseli kadın olur mu? Bu yaz bol bol bunu düşündüm. Yıllardır kafamda takılı olan ve bu yaz sürekli karşıma çıkan şu düğünlerde beyaz ya da açık renk giyme modasına bir türlü anlam veremiyorum. Düğün bir gelen için, bir kadın için çok özel bir gündür. Onun günüdür ve o günü başka bir kadınla paylaşmak istemez. Peki bazılarımız özellikle açık renkler tercih ediyor. ‘Gelini kıskandığı için mi?’, diye düşünmeden geçemiyorum. O gecenin parlayan yıldızı gelindir. Düğünde beyaz olması gereken, gözlerin üzerinde olması gereken gelindir peki neden ilgiyi dağıtmaya çalışıyorlar anlam veremiyorum. Şimdiden duyurulur, davetiyeme beyaz, krem ve açık renk (beyaza yakın) giymek yasaktır; giyenler içeri alınmayacaktır diye yazdıracağım. Bırakın o gecenin yıldızı gelin olsun. Gelinin gecesinde ışığına gölge olmayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir