Yunan Kahvesi mi yoksa Türk Kahvesi mi?

Kahve içmeyi sevmeyen var mı? Espresso, cappuccino, mırra, americano, mocha, latte, viennese, supremo, nescafe, macchiato ve tabiki Türk kahvesi. Daha birçok kahve çeşidi sayabiliriz. Bunlardan biri mutlaka sizi anlatan bir tada sahiptir. Şarap için söylediğim birçok şeyi kahve içinde söyleyebilirim sanırım.Ucuz olanından en pahallı olanında kadar hepsinin kendine ait bir hikayesi vardır. Her insanın kendi kişiliğine göre tercih edebileceği eşsiz lezzetlerden… Yudumlarken size biranda birden fazla duygu çağrıştırabiliyor. Size hissettireceklerinin hikayesi kokusuyla başlar ve lezzetiyle devam eder. Ben mesela güzel bir sunumla günde 1 bazen 2 fincan Türk kahvesi içebilenlerdenim. Bizim ülkemizde kuşkusuz en çok içilen kahve Türk kahvesidir. Türk kahvesi severlerin çoğunun bildiği bir tarihi vardır. Bizimdir bizim olmasına aslında ama Osmanlı’da doğru sahiplenildiği için bizim olmuştur. 1517 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın Yemen Valisi Özdemir Paşa, lezzetine hayran kaldığı kahveyi İstanbul’a getirmiştir. Yemen Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında olduğundan kahvenin Türk kahvesi olarak tanınmasına kimsenin karşı çıkması beklenemez tabi ki. Yemenden İstanbul’a saraya ve evlere giren kahvemiz, Venedikli ve Marsilyalı tacirler sayensin de Avrupa’ya da yayıldı. Türk toplumunda ve kültüründe büyük bir yeri olan kahve 500 yılı aşkın bir süredir tüm dünya tarafından Türk kahvesi olarak kabul edilmiştir. Kahve şuan ki pişimle teknikleriyle 16.yüzyılda sarayda pişirilmeye başlanmıştır. Dünya bunu kabul ediyor etmesine ancak bunu kabul etmeyenlerde yok değil. Lesvos adasında her yerde ‘Grek coffee’ olarak servis edilen ‘Türk kahvesi’ yok artık bunu da mı kendinizin sanıyorsunuz dedirtmedi değil. Çoğunlukla Türk turistlerin ziyaret ettiği adanın bir başka yerinde karşımıza çıkan; “Türk askerleri 1974 yılında Kuzey Kıbrıs’ı işgal etti”, yazılı anıt ise bize “yok artık” dedirtmişti. Sonradan anlaşıldı ki bizim 500 yıllık Türk kahvesinin Yunan kahvesi olma serüveni meğer Kıbrıs’a bağlıymış. Yunanlılar 1974 Kıbrıs Harekatına kadar kahvenin bizim olduğunu kabul ediyorlarmış. Yani anlayacağınız 1974’te bize küsüp ismini değiştirmişler. Yunanlılar Türk kahvesi demese de haklarını vermek gerekir, kahveleri çok lezzetli. Bildiğimiz Türk kahvesi değip geçmeyin. Kahvenin tadını, yoğunluğunu tam kıvamında hissedebiliyorsunuz. Farklı bir pişirme tekniği olduğunu düşünmüyorum ancak bizim özensiz pişirdiğimiz kesin. Yani Yunanlıların bizim Türk kahvesini bizden iyi pişirdikleri kesin. İşte o zaman insan düşünmeden edemiyor , ‘Yunan kahvesi mi yoksa Türk kahvesi mi?’diye.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir